Müşterileriniz sizi büyük olasılıkla telefonlarından arıyor. Bu durumda akla gelen ilk soru şu olur: Bir mobil uygulama mı yaptırmalı, yoksa telefonda kusursuz çalışan bir web sitesi yeterli mi? İki seçenek de doğru yerde kullanıldığında çok işe yarar. Bu rehberde aralarındaki farkı, hangi durumda hangisinin mantıklı olduğunu ve karar vermeden önce sormanız gereken soruları ele alıyoruz.
İkisi arasındaki temel fark
Mobil uyumlu bir web sitesi, telefonun tarayıcısında açılan ve ekran boyutuna göre düzenini değiştiren bir sitedir. Kurulum gerektirmez; bir bağlantıya dokunan ya da Google'da arama yapan herkes siteye anında ulaşır. Tek bir yapı hem masaüstünde hem telefonda çalışır.
Mobil uygulama ise App Store ya da Google Play üzerinden indirilip telefona kurulan bir yazılımdır. Kullanıcı onu ana ekranından açar, bildirimlerini alır ve çoğu zaman oturumu açık kalır. Buna karşılık uygulamanın önce bulunması, indirilmesi ve telefonda yer kaplamaya değer görülmesi gerekir.
Kısacası site, sizi henüz tanımayan kişilere ulaşmak için güçlüdür; uygulama ise sizi zaten tanıyan ve sık kullanan kişilerle bağı güçlendirmek için.
Mobil uyumlu site ne zaman yeterli?
Çoğu işletme için ilk adım, telefonda hızlı açılan ve kolay kullanılan bir web sitesidir. Ziyaretçinin amacı bilgi almak, sizi aramak, yol tarifi bulmak ya da bir form doldurmaksa, bunun için kimse uygulama indirmek istemez.
Mobil uyumlu olmak yalnızca ekrana sığmak anlamına gelmez. Yazılar büyütmeden okunabilmeli, düğmeler parmakla rahatça dokunulabilecek büyüklükte olmalı, telefon numarası tek dokunuşla aranabilmeli ve sayfalar mobil bağlantıda da hızlı açılmalıdır. Formlarda telefon alanına dokunulduğunda rakam klavyesinin açılması gibi küçük ayrıntılar bile deneyimi belirgin şekilde iyileştirir.
- Bir restoran ya da meyhane için menü, fotoğraflar, adres ve rezervasyon bilgisi sitede rahatça sunulabilir.
- Bir üretim firmasının ürün kataloğu, teknik dokümanları ve teklif formu web sitesinde daha kolay paylaşılır.
- Bir güzellik merkezinin hizmetleri ve çevrim içi randevu formu, çoğu zaman uygulamaya gerek bırakmadan sitede çalışır.
Site aynı zamanda aramalarda görünür olmanın yoludur. Uygulamanın içindeki içerikler genellikle arama sonuçlarında yer almaz; oysa iyi kurgulanmış bir sitenin her sayfası yeni ziyaretçiler getirebilir. Telefonda iyi çalışan bir sitenin nasıl planlanacağını kurumsal web sitesi nasıl olmalı yazımızda anlattık.
Mobil uygulama ne zaman mantıklı?
Mobil uygulama, kullanıcının sizinle sık ve düzenli etkileşim kurduğu durumlarda öne çıkar. Haftada birkaç kez açılan, kişisel bilgilerin ve geçmiş işlemlerin saklandığı bir deneyim, uygulamada daha hızlı ve rahat çalışır.
- Tekrarlayan kullanım: Düzenli mama siparişi veren pet ürünleri müşterileri ya da sadakat programına katılan restoran misafirleri gibi.
- Bildirimler: Randevu hatırlatma, sipariş durumu ya da kişiye özel kampanya bilgisi gibi zamanında iletilmesi gereken mesajlar.
- Cihaz özellikleri: Kamera, konum, barkod okuma ya da arka planda çalışma gibi özelliklerin yoğun kullanıldığı işler.
- Çevrimdışı kullanım: İnternetin zayıf olduğu sahada çalışan ekipler için sipariş toplama ya da servis formu doldurma.
Uygulamanın her zaman müşteriye yönelik olması gerekmez. Bir üretim firmasının saha satış ekibi ya da servis teknisyenleri için hazırlanan şirket içi bir mobil uygulama, kâğıt formları ve telefonla aktarılan bilgileri ortadan kaldırabilir. Bu tür işlerde mağazada yayınlamak yerine uygulamayı yalnızca çalışanlara dağıtmak da mümkündür.
Arada bir seçenek: PWA
PWA (Progressive Web App), bir web sitesine uygulamaya benzer özellikler kazandıran bir yaklaşımdır. Kullanıcı siteyi telefonunun ana ekranına ekleyebilir, site tam ekran açılabilir ve daha önce görüntülenen sayfalar bağlantı zayıfken de çalışabilir. Mağaza onayı gerekmez; güncellemeler siteyi yayınladığınız anda herkese ulaşır.
Bununla birlikte PWA her ihtiyacı karşılamaz. Bildirim desteği ve bazı cihaz özelliklerine erişim, kullanılan telefona ve tarayıcıya göre değişir. Kullanıcıların çoğu da bir siteyi ana ekrana eklemeyi bilmez ya da bu adımı atlamayı tercih eder. Yine de bir mobil uygulamanın gerçekten gerekip gerekmediğini görmek için PWA iyi bir ara adım olabilir.
Geliştirme ve bakım yükünü hesaba katın
Bir mobil uygulama, yayına çıktığı gün bitmiş sayılmaz. iOS ve Android her yıl yeni sürümler yayınlar ve uygulamanın bu sürümlerde sorunsuz çalışması için düzenli güncellemeler gerekir. Ayrıca uygulamanın veri aldığı bir sunucu tarafı ve yönetim paneli de bulunur; bunların da bakımı yapılır.
Geliştirme yöntemi de yükü etkiler. Her platform için ayrı yazılan yerel (native) uygulamalar cihazın imkânlarını en iyi şekilde kullanır, ama iki ayrı kod tabanı anlamına gelir. Flutter ya da React Native gibi çapraz platform araçlarıyla tek kod tabanından iki platforma uygulama çıkarmak mümkündür; birçok proje için bu yaklaşım dengeli bir seçimdir.
Mağaza süreçleri
Uygulamanızı App Store ve Google Play'de yayınlamak için her iki mağazada geliştirici hesabı açmanız ve mağazaların yönergelerine uymanız gerekir. Her yeni sürüm yayından önce incelemeden geçer ve bu süreç birkaç günü bulabilir. Mağaza sayfası için uygulama adı, açıklama, ekran görüntüleri ve gizlilik politikası hazırlamanız gerekir. Hesapların firmanızın adına açılması, ileride uygulamanın sahipliği konusunda yaşanabilecek sorunları baştan önler.
Karar vermeden önce kendinize sorun
Aşağıdaki soruların çoğuna "evet" diyorsanız bir mobil uygulama gündeminize girebilir; çoğuna "hayır" diyorsanız iyi bir mobil uyumlu site büyük olasılıkla yeterlidir.
- Müşterileriniz sizinle haftada birkaç kez etkileşim kuruyor mu?
- Zamanında iletilmesi gereken bildirimleriniz var mı?
- Kamera, konum ya da çevrimdışı çalışma gibi özellikler işin merkezinde mi?
- Kullanıcılarınızı uygulamayı indirmeye ikna edecek somut bir faydanız var mı?
- Uygulamayı yayından sonra da güncel tutacak bir bütçe ve plan ayırabilecek misiniz?
Sık yapılan hatalar
- Sitede zaten bulunan bilgileri tekrarlayan, kullanıcıya yeni bir fayda sunmayan bir mobil uygulama yaptırmak.
- Uygulamayı yayına alıp tanıtımını ve güncellemelerini planlamamak.
- Sık ve genel bildirimler gönderip kullanıcıların bildirimleri kapatmasına ya da uygulamayı silmesine yol açmak.
- Mağaza hesaplarını ve kaynak kodunu firmanın değil, geliştiricinin adına bırakmak.
- Uygulamaya odaklanırken web sitesinin mobil deneyimini ihmal etmek.
Uygulama söz konusu olduğunda bir başka karar da hazır bir çözüm mü kullanacağınız, yoksa işinize özel mi geliştireceğinizdir. Bu konuyu özel yazılım mı, hazır yazılım mı yazımızda ele aldık.
Önce ihtiyacı, sonra teknolojiyi seçin
Doğru seçim, rakiplerinizin ne yaptığına değil müşterilerinizin sizi nasıl kullandığına bağlıdır. Çoğu zaman en sağlıklı yol, önce telefonda iyi çalışan bir siteyle başlamak, ihtiyaç netleştiğinde uygulamaya geçmektir. Hangi seçenekte karar kılarsanız kılın, ekranların kullanıcıyı yormadan yönlendirmesi için web ve mobil arayüz tasarımı en az yazılım kadar önemlidir.
Projeniz için hangi yolun uygun olduğunu birlikte değerlendirmek isterseniz mobil uygulama hizmetimizi inceleyebilir, aklınızdaki soruları iletişim sayfamızdan bize iletebilirsiniz.